
Çevresi Dağlık, Ortası Bağlık. Halk arasında eskiden beri “çevresi dağlık, ortası bağlık” olarak bilinen Erzincan kenti için yapılan bu tanımlama, ilin coğrafi durumunu belirtir. İl topraklarını kuzey ve güneyde dağ sıraları kuşatır. Bunların arasında kalan akarsu havzalarında verimli topraklar vardır. Bağlarla kaplı olan Erzincan Ovası, tarihin erken devirlerinden beri büyük medeniyetlerin beşiği olmuştur. Erzincan bağlarının Karaparmak üzümü ünlüdür. Kentte halen yaşatılmakta olan geleneksel bakır işleme sanatı önemlidir. Çevresinde yer alan tarihi yapılar arasında, Tercan’da bulunan Mama Hatun Türbesi ve Kervansarayı (12. yüzyıl), Urartulara ait önemli bir yerleşim merkezi olan Altıntepe (M.Ö. 1.000); Kemah’ta bulunan Kale, Melik Gazi Kümbeti ve Gülali Bey Camii (12. yüzyıl) sayılabilir.
Kafkasya Kapısı. Kars, Doğu Anadolu’nun “Kafkasya Kapısı” olarak adlandırılan ilidir. Arpaçay’a karı şan Kars Suyu’nun doğu kıyısında kurulmuştur. Kentte Ruslar tarafından yapılmış ilgi çekici birçok yapı bulunmaktadır. 1828, 1855 ve 1877’de Ruslar tarafından üç kez işgale uğrayan Kars, yaklaşık 40 yıl Rus egemenliği altında kalmıştır.
Kentin sembolü konumundaki tarihi Kars Kalesi, 1152’de Saltukoğlu İzzeddin Han tarafından yaptırılmıştır. Kars Kalesi’nin güneyinde Havariler Müzesi yer alır. Müze 10. yüzyılda 12 havari adına inşa edilmiş olan eski bir kilisedir.
Kars çevresinin en önemli tarihi kenti Ani’dir. Antik çağda bir kale kenti olarak kurulan Ani, 10. yüzyılda Bagratid Krallığı’nın başkenti olmuştur. Antik kentte bulunan surlar, Menucehr Camii, Selçuk Sarayı, Nakışlı, Keseli, Meryem Ana ve Abugamrents Müze kiliseleri görülmeye değer güzelliktedir.
Kars’ın, çevresi ormanlarla kaplı ilçesi olan Sarıkamış, doğal güzellikleriyle tanınır. İlçede Birinci Dünya Savaşı sırasında şehit düşen Türk askerleri için dikilmiş anıt ile Rus Çarı Nikola için yaptırılmış olan av köşkü görülmeye değerdir. İlçe aynı zamanda tüm yörenin kış sporları merkezidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder